Kısaca Azerbaycan Tarihi

“Azerbaycan Türklüğü” tarih boyunca onlarca imparatorluk ve devlet kuran büyük ve kadim Türk medeniyetinin önemli bir parçasıdır. Azerbaycan Türkleri Gazneli, Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Harezmşahlar, Atabaylar (Atabekler), İlhanlı, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Safevi, Afşar ve Kacar devletleri içinde kurucu unsur olarak yer almışlar.
Tarihi Azerbaycan’ın sınırlarını kuzeyden Dağıstan ve Kuzey Kafkasya dağları, batıdan Anadolu ve Irak, doğudanmk Hazar Denizi, güney ve güney batıdan ise İran (Farsistan – Acemistan) oluşturmaktadır.
Ne yazık ki tarihi Azerbaycan topraklarının bir kısmı kaybedilmiş, bazı parçaları Rusya (Demir Kapı – Derbent), Gürcistan (Borçalı), Irak (Kerkük) ve İran’a birleştirilmiştir. Bugünkü Ermenistan ise Azerbaycan’ın Çukur Saad vilayetinin üzerine kurulmuştur.
Tarihi Azerbaycan yurdunun geri kalan ana parçası ise “Kuzey Azerbaycan” ve “Güney Azerbaycan” olmak üzere iki parçaya bölünmüştür. Kuzey Azerbaycan günümüzde bağımsız bir devlet olarak dünyada “Azerbaycan Cumhuriyeti” adı ile tanınmaktadır. Güney Azerbaycan ise İran sınırları içinde kalmıştır.
1925 yılında “Kacar Türk İmparatorluğu” yıkılıp yerine “Pehlevi Krallığı”nın kurulmasıyla şahlık tahtını ele geçiren “Rıza Şah”, çevresindeki Fars milliyetçilerinin etkisiyle Batılılarca “Persia” adıyla bilinen devletin adını resmen “İran” olarak değiştirdi. O tarihten önce yerel halk ve kaynaklarca bölgedeki hâkimiyetler hep hanedanlık ve devlet adlarıyla tanınmış, İran sözcüğü şiir kitaplarında efsanevi bir coğrafi isim olarak var olmuştur. Bu isim değişikliği sıradan bir isim değişikliği olmayıp yüz yıllardan beri bugün İran olarak adlandırılan coğrafyanın asli unsuru ve egemen gücü olan Türklerin tarihi bir yenilgisinin habercisi idi.
Bugün İran olarak adlandırılan coğrafya, İslam öncesi ve sonrası devirlerde yüz yıllarca Türkler tarafından idareAzerbaycan Selcuk olunmuştur. Son Pers devleti olan Sasanilerin yerini “Kadısıye” (636) ve “Nihavend” (642) savaşları ile Arap egemenliği, daha sonra Gazneli hâkimiyeti (961-1186) ile Türk egemenliği almıştır. Ülke Kacar Türk İmparatorluğu’nun yıkılışına kadar (1925) on asır boyunca neredeyse aralıksız şekilde Türk egemenliği altında olmuş, bu süre zarfında Türkler dil, kültür, yaşantı ve inanç olarak bölgeyi derinden etkilemişlerdir. Bu arada zaman zaman İran kültür ve egemenlik havzasının bir parçası olarak gösterilmeye çalışılan “Azerbaycan”, “Selçuklu” (Oğuz) Türklerinin bölgeye girişi ile kati şekilde ve her yönü ile bir Türk yurdu haline gelmiş ve etnik yapısı itibarı ile de birçok zaman bölgeyi yöneten Türk hanedanlıklarının ana üssü görevini yapmıştır. Buradan çıkarılacak sonuç şudur ki bugün İran olarak adlandırılan devlet, Azerbaycan Türklerinin devletçilik gelenek ve mirasının üzerine kurulmuştur.
Fakat ne yazık ki son 200 yıl içinde kader Azerbaycan Türklerinin yüzüne gülmemiş, Azerbaycan Türkleri talihsizlik üstüne talihsizliklerle karşı karşıya kalmıştır. Kacar-Tezar Rusyası imparatorluklarının arasında boy gösteren savaşlar ve 1823 “Gülistan Antlaşması” ile 1828 “Türkmençay Antlaşması” sonucunda Azerbaycan’ın gövdesine en derin yara vurulmuş, Azerbaycan Türk Milleti ve tarihi Azerbaycan toprakları iki parçaya bölünmüştür.
1925’te Azerbaycan ikinci büyük darbeyi almıştır. İngilizlerin komplosu sonucu Kacar Türk devleti yıkılmış ve yerine etnik olarak Fars olan Pehlevi krallığı kurdurulmuştur. Yeni kurulan devlet resmi bir fermanla “İran Devleti” olarak adlandırılmıştır. Böylece Azerbaycan Türklüğü milli hâkimiyetini tamamen kaybetmiş parçalanmış ve esir bir millet durumuna düşmüştür.
Hâkimiyet resmen 1925’te Kacarlar’dan Pehleviler’e geçse de uzunca bir süredir saray ve devlette Fars unsuru ağırKısaca Azerbaycan (1) basmaya başlamış ve Veliahdın karargâhı olan Tebriz ile Dar-Ül-İmara (başkent) Tahran arasındaki yarışma ciddi anlamda Tahran lehinde değişmeye başlamıştı. Azerbaycan Türklerinin yavaş yavaş kenara itildiğini anlayan Azerbaycan aydınları, dengeyi Azerbaycan Türklerinin lehine değiştirmek adına çalışma başlatmış ve bu çalışmalar daha çok aydınlanma ve demokratikleşme (Meşrutacılık) alanında kendisini göstermiştir.
O tarihten itibaren Azerbaycan Türkleri Güney’de ve Kuzey’de özgürlük ve bağımsızlık savaşına başlamış ve günümüze kadar süren destansı bir mücadele tarihi yazmışlardır.
1907’de “Meşrutiyet Devrimi” ile Güney Azerbaycan Farsların kontrolüne geçen Tahran sarayına karşı özgürlük mücadelesi vermiş ve kendi yerel meclisini kurmuşsa da bu başarısı çok uzun sürmemiştir. Bu devrimin siyasi yönetimini “Ali Misyö” önderliğindeki “Tebriz Gizli (Gaybi) Merkezi”, askeri yönetimini ise “Milli Serdar” unvanlı “Settar Han” yürütmekte idi.
1918’de “Mehmet Emin Resulzade’nin önderliğinde Kuzey Azerbaycan’da Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kurulmuş, fakat 1920’de Kuzey Azerbaycan, Kızıl Ordu tarafından tekrar işgal edilmiştir.
1920’de “Şeyh Muhammet Hiyabani” önderliğinde Güney Azerbaycan’da özerk hâkimiyet kurulmuş fakat o da altı ay devam edebilmiştir.
1945’te “Seyit Cafer Pişeveri’nin önderliği ile Tebriz başkent olmak üzere Güney Azerbaycan’da “Milli Hükümet” kurulduysa da bu hükümet de bir yıl devam edebildi.
1980’de İran İslam Devrimi sırasında “Müslüman Halk Partisi” bir süre için Güney Azerbaycan’ı Tahran’dan bağımsız olarak yönetti. Fakat bu hareket de dinci ve milliyetçi merkeziyetçi güçlerin ittifakıyla başarıya ulaşamadı.
1991’de “Azerbaycan Halk Cephesi” ve “Ebülfez Elçibey” önderliğinde Kuzey Azerbaycan’ın bağımsızlığı geri kazanıldı.
Kısaca Azerbaycan Tarihi
Kaynak: Güney Azerbaycan Türklüğünün Özgürlük Mücadelesi Yolunda Azerbaycan Milli Direniş Teşkilatı (AMDT)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*


Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.