AMDT’nin Sözcüsü ABD Kongresinde konuştu, İran’ın gerçeklerini olduğu gibi yansıttı

Salı günü 26 Haziran ABD kongresinde “İran’da Demokratik Geçiş” adlı bir konferans geçirildi.

Ted Poe, Rohrabacher, D. Hunter ve diğer kongre üyelerinin katılımıyla geçirilen bu konferansa Güney Azerbaycan Türklerini temsil eden Azerbaycan Milli Direniş Teşkilatı’nın sözcüsü Sayın Babek Çelebiyanlı da katıldı.

ABD kongresinde geçirilen bu konferansa Arap ve Beluç etniklerinin temsilcileri de katılarak İran’da Fars olmayan etniklerin durumunu Amerika Birleşmiş devletler kongresi üyelerine anlattılar.

Azerbaycan Milli Direniş Teşkilatı’nın sözcüsü Babek Çelebiyanlı ise bu konferansta Güney Azerbaycan Türklerinin durumunu anlatarak İran’da Türklere karşı ayrımcılık ve ırkçılık siyasetlerini açıkladı.

AMDT’nin sözcüsü, “İran’da herhangi bir değişiklik Azerbaycan Türklerinin katılımıyla mümkündür aksi takdirde değişiklik gerçekleşemez bunu her kes biliyor” dedi. Çelebiyanlı Güney Azerbaycan’ın geçmişteki özgürlük yolunda mücadelesinin kısaca tarihçesini katılımcılara anlatarak artık Azerbaycan Türk Milleti geçmişten ders almış olduğunu ve kendi yoluna gideceğini vurguladı.

Babek Çelebiyanlı Direniş Teşkilatının temsilcisi olarak Amerika’nın sesine ABD’nin yeni yönetim kadrosu İran’da etnik azınlıklar, o cümleden Azerbaycan Türklerinin kendi hakları uğrunda mücadelesine önem verdiğini bildirdi.

ABD yetkililer ve analistlerine göre, bölgede etnik açısından en çokmilletli ülkelerden biri olan İran’da yaşayan milli azınlıklar İran halkı ile diyaloğun ayrılmaz bir parçasıdır. Bu etkinliğe katılan etnik gurupların temsilcileri, gelecekteki özgür ve demokratik bir İran’ın tüm etnik azınlıkların haklarını güvence altına alındığı bir ülke olması gerektiğini söyledi.

Azerbaycan Milli Direniş Teşkilatı’nın sözcüsü Sayın Babek Çelebiyanlı’nın ABD kongresinde “İran’da demokratik geçiş” seminerinde konuşma yapması birçok açıdan önemli ve kayda değerdir.

Ne yazık ki bugüne kadar merkeziyetçi Fars kuruluşları dünyada İran’ın tek kimlikli ve mono-etnik bir yapıya sahip olduğunu reklam etmiş ve Fars olmayan tüm toplumları özellikle Türk ve Arap toplumlarını yok saymaya çalışmışlar. Bu gruplar İran İslam rejiminden sonra kurulacak olan yeni düzende mümkün mertebe yene de tüm gücün Fars etniğinin elinde toplanmasına çaba göstermekte ve yene de Fars etniğini yönetimin hâkim unsuru haline getirmeye çalışmaktalar.

Fars olmayan milletlerin temsilcilerinin uluslararası platformlarda bulunarak İran’ın gerçeklerini olduğu gibi yansıtmaları ülkenin geleceği ve tüm toplumların haklarının temin edilmesi açısından son derece önemli. Çünkü ancak bu şekilde dünya İran’ın gerçek yüzünü görebilecek ve gelecekte bu halkların haklarının iadesi edilmesi mümkün olacaktır.
Aksi takdirde geçen yüzyılda olduğu gibi yene de İran’da tek bir etnik unsurun mono hâkimiyeti kurulabilir.

İran’ın çoklu bir yapıya sahip olduğu ve orada yaşayan milletler ve toplumların artık kendi kaderlerine hâkim olmak istedikleri inkâr edilemez bir gerçektir ve dünya bunu bu şekilde öğrenmeli.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yanıt verin.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

Bütün Haklar Saklıdır.